spacer     spacer  

 

Web Sitelerimiz

www.turkeyatcebit.org
www.turkishstones.org
www.turkishkitchenware.org
www.turkishgiftware.org
www.turkishplasticware.org
www.ihracatkontrol.org.tr
www.taj.org.tr
 

 

TÜRK KİMYA SANAYİ

Bilindiği gibi Kimya Sanayi, plastikten kozmetiğe, ilaçlardan boyalara kadar bir çok alanda sağladığı nihai ürünlerin yanı sıra, pek çok sektöre de ara mal ve hammadde temin eden bir sanayi dalı olarak, ekonomilere öncülük etmektedir. Kimya sanayi hayat standardımızı arttıran, hastalıklara karşı korunmamızı ve tedavi edilmemizi sağlayan, temizlik ve hijyen konularında katkıda bulunan, giyinme ve beslenmede insanlığın ihtiyacını karşılayan bir sanayi dalıdır.

Kimya sanayisi;

  • Tarım İlaçları,
  • Sentetik Gübreler
  • Veteriner İlaçları,
  • Sentetik Elyaflar
  • Sabun, Deterjan, Temizleyiciler,
  • Plastik Hammaddeleri,
  • Beşeri İlaç Sanayi,
  • Kozmetik Sanayi,
  • Boya,
  • Yardımcı Maddeler,
  • Deri,
  • Tekstil,
  • İnşaat (boru,levha,kapı,pencere vb.)
  • Yapıştırıcı, Derz, Dolgu maddeleri, izolasyon malzemeleri v.s.,
  • Fotoğraf malzemeleri,
  • Barut ve patlayıcılar,

gibi birçok sanayi alanında nihai ve ara ürün sağlamaktadır.

Tablo 1 : Kimya sanayiinin diğer sektörlere verdiği girdiler

Sektör

Girdi %'si

Selüloz ve karton sanayi

55

Çanak, çömlek,çini, porselen

34

Giyim eşyası dışında kalan hazır dokuma eşya üretimi

30

Cam ve cam ürünleri sanayi

29

Şekerleme, kakao, çikolata v.b.

22

Deri ve kürk işleme sanayi

12

İşlenmiş unlu ürünler

15

Ağaç, mobilya, parke, ambalaj

10

Gerek bu tablo ve gerekse daha yukarılarda verilen bilgiler ışığında kimya sanayi vazgeçilemeyecek ve yaşama büyük katkıları bulunan bir sektördür.

Türk Kimya Sektörü’ne Genel Bir Bakış:

2005 yılında Türkiye’nin gelişen ekonomik yapısı içerisinde Türk kimya sanayisi de önemli gelişmeler kaydetmiş, üretim ve ihracat değerlerinde kayda değer yükselişler göstermiştir.

Türkiye’nin son on beş yıl içerisinde Kimya sanayi tüketimi yıllık bazda yaklaşık %7 oranında artış kaydederken üretimdeki artış oranı %5’ler düzeyinde kalmıştır. Kimya sanayii dış ticaretimizde ise 1990-2002 yılları arasında gerçekleştirilen ihracattaki % 5,1 ve ithalattaki %9,1’lik ortalama yıllık büyüme oranları, yerlerini 2002-2006 arasında, ihracatta ortalama yıllık %32’ye, ithalatta ise %33’e bırakmıştır. Gerek ithalatta gerek ihracatta ticarete en çok konu olan ürün grubu petrol ve petrol ürünleri olurken, söz konusu ürün grubu özellikle Kimya sanayi ithalatımızın %65’inden fazlasını teşkil etmektedir. 1990 yılında %31 oranında gerçekleşmiş olan ihracat/ithalat oranı, 2002 yılında %19,6’ya düşmüş, 2005 yılı sonu itibariyle ise %15,5 seviyelerine gerilemiştir.

Yukarıda belirtilen değerler, gerek tüketim ve üretim gerek ithalat ve ihracat boyutlarında, Türk Kimya Sektörünün hızlı bir biçimde büyüdüğünü ortaya koymaktadır.

Öte yandan AB uyum süreci, sanayimizde önemli düzenlemeleri gerekli kılmaktadır. Kimya sanayi bu uyum sürecinden en fazla etkilenen sektörlerden biridir. Bu bağlamda, 2005 yılı içerisinde, tüm kimya sektörü paydaşlarının, AB konusunda bilgilendirilmesi ve sektörün gelişmesine yönelik faaliyetler önemli yer tutmuştur. Bu çerçevede, Birliğimizce 27-28 Mayıs 2005 tarihlerinde 1. Kimya Şurası düzenlenmiş, AB ve çevresel konulardan Ar-Ge’ye kadar kimya sektörünü ilgilendiren hususlar masaya yatırılmıştır. Yine bu kapsamda, 4 yılda bir gerçekleştirilen Ulusal Kimya Sanayi Kongrelerinin altıncısı da 17-18 Kasım 2005 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir. Diğer yandan Devlet Planlama Teşkilatı’nın 9. Kalkınma Planı kapsamında, Birliğimiz başkanlığında yürütülen Kimya Özel İhtisas Komisyonu çalışmaları, 2005 yılının Kimya sektörünün gelecek planlaması açısından oldukça yoğun şekilde geçtiğini gözler önüne sermektedir.

Diğer yandan, Kimya Sanayimizin iki büyük üretim kuruluşu olan Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. (TÜPRAŞ) ve Petrokimya Holding A.Ş.’nin (PETKİM) özelleştirme süreçleri ise 2006 yılı başı itibariyle devam etmektedir.

Kimyevi Maddeler Ve Mamulleri İhracatı – 2005 Yılı Değerlendirmesi

Türkiye’nin ekonomik olarak hızlı bir gelişme içerisinde olduğu son yıllarda, Kimya Sanayimiz ve sektör ihracatımız da büyük gelişme göstermiştir. 2000 yılında 1,88 milyar dolar olarak gerçekleşen Kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatımız, 2004 yılında 4,99 milyar dolar olarak kaydedilmiştir. Sektör ihracatı 2005 yılında, ihracatçı birlikleri kayıt rakamlarına göre, 6,64 milyar dolara ulaşmış, söz konusu yılda gerçekleştirilen 73,12 milyar dolarlık Türkiye toplam ihracatı içerisindeki payı %9,09’a yükselmiştir. 2004 yılında değer bazında %40,42 oranında artan kimya sektörü ihracatımız, 2005 yılında ise miktarda %17,67 değerde de % 32,93’lük bir artış kaydetmiştir. Değerdeki artışın miktardaki artıştan önde seyretmesi, nitelikli kimyasal ihracatında yaşanan yükselme ile petrol fiyatlarında kaydedilen önemli artış oranlarına bağlanabilir.

Kimya sanayi ihracatımızı alt sektörler bazında incelediğimizde 2005 yılı içerisinde en çok ihracat yaptığımız ürün gruplarını mineral yakıtlar (2.55 milyar $), plastikler ve mamulleri (1,77 milyar $) ile sabunlar ve temizlik müstahzarları (406 milyon $) oluşturmaktadır.

2005 yılı dönemi Kimya Sanayii ihracatımızı ülkeler bazında incelediğimizde ise Amerika Birleşik Devletleri’nin 645 milyon dolar ile ilk sırada yer aldığı görülmektedir. ABD’yi 583 milyon dolarla Irak takip etmiştir. İtalya ve Rusya Federasyonu ise sırasıyla 579 ve 293 milyon dolar ihracatla 3. ve 4. sırada yer almıştır. Ülke grupları itibariyle Kimya Sanayii ihracatımızda ise; Avrupa Birliği 1,87 milyar dolarla en çok ihracat yaptığımız ülke grubu olurken, Yakın, Orta Doğu Asya Ülkeleri 1,77 milyar dolar ihracatla ikinci, Diğer Avrupa Ülkeleri ise 1,46 milyar dolarla üçüncü olmuştur.

KİMYEVİ  MADDELER VE MAMULLERİ  İHRACATI – 2005 YILI (TÜRKİYE GENELİ)
ÜRÜN GRUPLARI
%  FARK
OCAK - ARALIK 2004
OCAK - ARALIK 2005
değer
değer ($)
değer ($)
gliserin, bitkisel mamuller, degra, yağlı maddeler
-29,91
1.000.510
701.230
mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünleri
73,00
1.475.046.857
2.551.820.398
anorganik kimyasallar
16,15
320.952.084
372.784.801
organik kimyasallar
-15,01
293.557.862
249.482.531
eczacılık ürünleri
3,33
272.618.377
281.710.029
gübreler
-11,17
42.291.251
37.567.930
boya,vernik,mürekkep
29,40
182.559.341
236.238.177
uçucu yağlar,kozmetikler
14,51
201.890.117
231.181.528
sabun ve yıkama müstahzarları
6,45
381.289.117
405.868.131
yapıştırıcılar, tutkallar, enzimler
31,19
26.669.947
34.989.636
barut, patlayıcı maddeler ve türevleri
0,47
14.956.026
15.026.834
fotoğrafçılık ve sinemacılıkta kullanılan eşya
30,84
5.342.393
6.989.798
muhtelif kimyasal maddeler
25,57
114.572.599
143.870.062
plastikler ve mamulleri
25,34
1.413.414.318
1.771.503.207
kauçuk,kauçuk eşya
20,99
249.552.295
301.935.091
işlenmiş amyant ve karışımları, mamulleri
0,78
2.115.497
2.131.971
GENEL TOPLAM...:
32,93
4.997.828.590
6.643.801.354

 


İthalat Değerlendirmesi 2005 yılı Ocak-Aralık Dönemi:

Türk Kimya sanayisi başta petrol ürünleri ve petro-kimyasallar olarak büyük ölçüde dışa bağımlıdır. 2005 yılında gerçekleşen yaklaşık 40 milyar dolarlık Kimyevi maddeler ve mamulleri ithalatımızın %50’lik kısmını mineral yakıtlar oluştururken, %10’luk kısmını ise petro-kimyasal hammaddeler oluşturmaktadır. 2004 yılında 31 milyar dolar olarak gerçekleşen Kimya Sanayi ithalatı, 2005 yılında ise % 29 artışla, yaklaşık 40 milyar dolara ulaşmıştır.

AB Süreci ve Türk Kimya Sanayi

Avrupa Birliği’ne uyum süreci, kimya sektörü için birçok yenilik ve değişikliği beraberinde getirecektir. Kimya Sektörümüzün, topyekün AB standartlarında faaliyet gösterecek bir seviyeyi yakalamasının hedeflendiği bu süreçte, firmalarımızı bekleyen gözardı edilemez sorunlar dikkati çekmektedir.

Öncelikle AB uyum sürecinde, kimya sektöründe faaliyet gösteren firmalarımızın, AB tarafından belirlenmiş ve üye ülkelerin uygulamakla yükümlü olduğu standartlara yönelik yenilenme faaliyetlerine girmeleri gerekmektedir. Üretimde verimliliğe ilişkin yenilenmeleri bir kenarda tutarsak, iki temel konuda ciddi zorluklar sanayicilerimizi beklemektedir.

  • Bunlardan birincisi çevreye ilişkin konulardır. AB mevzuatında kimya sanayisine ilişkin çevre konulu birçok düzenleme bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi 17 Kasım 2005 tarihinde Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen REACH (Registration, Evaluation and Authorisation of Chemicals / Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi ve İzni) direktifidir. Söz konusu direktife göre yılda bir tondan fazla kimyasal madde üreten veya ithal eden firmaların AB bünyesindeki merkezi bir veri tabanına kaydolmaları, bazı fiziksel ve dökümantasyona ilişkin standartlara ulaşmaları gerekmektedir. İnsan sağlığının ve çevrenin korunmasının yanı sıra piyasanın rekabetçi ve etkin yapısının korunmasının da hedeflendiği direktif, hem kimyasallardan kaynaklanan risklerin yönetiminde, hem üretilen kimyasallar hakkında sağlıklı bilgilerin sağlanması konusunda, sanayiye büyük sorumluluklar yüklemektedir. Söz konusu durumun, sektör firmalarımıza, AB mevzuatını ve geçiş sürecini takip edebilecek yetkin personel istihdam etmeleri ve daha önemlisi, geçiş sürecinde yapılacak düzenlemelere ilişkin maliyet unsurlarına katlanmaları yönüyle önemli zorluklar doğuracağı öngörülmektedir.
  • Kimya sanayi firmalarımızın AB uyum sürecinde yaşayacakları muhtemel sıkıntılardan bir diğeri ise, işçi sağlığı ve iş yeri güvenliğine ilişkin hususlardır. Bu konularda da gerek bilgilendirilme, gerek adaptasyon maliyetleri önemli bir sorun teşkil etmektedir.

Diğer yandan, AB yaklaşımı, sadece ekonomik ve fiziksel gelişmeyi hedeflememektedir. Bu bağlamda, sanayiye yönelik getirilmiş olan düzenlemelerde, ekonomik etkinlikle birlikte, sosyal yaşam ve çevresel konularda iyileşme ve gelişme temel alınmıştır. AB’ye uyum sürecinin zorluklarına karşın, kimya sektörüne sağlayacağı birçok önemli katkıdan bahsetmek mümkündür. Öncelikle Türkiye’de üretilen kimyasallar ve mamulleri AB standartlarında üretileceğinden dolayı, AB pazarına açılma imkanı genişleyecektir. İşçi sağlığı, iş yeri güvenliği, çevre koruma gibi konularda sağlanacak gelişmelerin, sektöre orta ve uzun vadede yüksek getiri sağlayacağı, işletme verimini arttıracağı öngörülmektedir. Örneğin, mevcut koşullarda Türkiye’de çalışan bir işçinin üretime yıllık katkısı ortalama olarak 4200 dolar seviyesinde iken, AB’de bu ortalamanın 30.000 dolar düzeylerinde olduğu görülmektedir. Diğer yandan sanayimiz, her türlü faaliyetinde uymak zorunda olacağı, AB standartlarında belgelendirme, ruhsatlandırma ve muhasebe kayıtları yoluyla, özellikle kimi ülkelerce tarife dışı koruma yolu olarak kullanılan bir hususun da önüne geçebilmiş olacaktır.

Kimya Sektöründe Yaşanan Bazı Sorunlar ve Sektörün Geleceği:

Önümüzdeki yıllar içerisinde kimya sektörünün karşılaşacağı en ciddi hususların başında, sektörün Avrupa Birliği mevzuatına uyum süreci gelmektedir. Özellikle çevre ve iş güvenliği konularında AB’ye sağlıklı uyum için sektörümüzün hem finansal desteğe hem de zamana ihtiyacı bulunmaktadır. Bu bağlamda, sektöre sağlanacak finansal yardımların yanında, müzakere süreci sonucunda belirlenecek olan uyum tarihlerinin olabildiğince ötelenmesi, sektöre önemli kolaylıklar sağlayacaktır.

Diğer yandan, AB çevresel düzenlemelerinin getirdiği yüksek maliyetler dolayısıyla, “bulk” ürün tabir edilen niteliksiz kimyasal hammaddelerinin üretiminin, maliyetlerin daha düşük olduğu Uzak Asya ülkelerine kaydığı görülmektedir. Söz konusu durum, AB ile entegrasyon sürecinde bulunan Türkiye için de önem arz etmekte ve bulk ürün üretimimizin kademeli olarak Uzak Asya ülkelerine kayacağı tahmin edilmektedir. Bu yüzden Kimya sanayimizin bulk ürün üretiminden speciality chemicals denilen nitelikli kimyasallar üretimine yönelmesi gerekmektedir.

Kimya sanayinin kullandığı hammaddelerin ve ürünlerinin taşınması ve depolanması, üretimden kaynaklanan katı atık ve atık sular ve hava emisyonları çevreye zarar vermektedir. Anılan çevre sorununu gidermek için, arıtma tesisi yapımı, baca filtreleri, atık yöntemlerinin geliştirilmesi, önemle ele alınması gereken konulardır. AB entegrasyon sürecinde de önem taşıyan bu çevresel önlemlerin gerçekleştirilmesi amacıyla Avrupa’da birçok örneğine rastladığımız sanayi lekelerinin oluşturulması, diğer yandan ar-ge faaliyetlerinin daha etkin gerçekleştirilebileceği teknopark projelerinin hayata geçirilmesi, sektörün rekabetçi yapısını daha da ileri götürmesi açısından önem arz etmektedir. Bununla birlikte, Kimya sektörüne yönelik olarak, özellikle hammadde ve pazarlara ulaşım için “deniz yolu” ulaşımı sağlayacak bölgeler seçilerek, belirlenen bu alanlarda tüm altyapının tamamlanmasıyla, “organize sanayi bölgeleri” ve “sanayi lekeleri” oluşturulması gerekmektedir.

Kimya sanayinin yüz yüze olduğu problemlerden bir diğer önemli grubu da çevresel sorunlar teşkil etmektedir. Çevre Etkileşim Değerlendirmesi (ÇED)’nin Türk kimya sanayi üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır. Bu bağlamda Organize Kimya Sanayi Bölgesi’nde toplu ÇED uygulamaları, bu yöndeki sıkıntıları azaltacaktır.

Kimya Sanayi’nde sürekli bir gelişimin sağlanması ve değişen koşullara uyum sağlanabilmesi için Ar-Ge faaliyetlerine yapılan yatırımlar büyük önem arz etmektedir. Gelişmiş sanayi ülkelerinde kimya alanında faaliyet gösteren işletmelerin büyük bölümü, cirolarının %2,5-5’ini, ilaç sektöründeki firmalar ise cirolarının %15’e varan bölümlerini Ar-Ge çalışmalarına aktarmaktadırlar. Türk kimya sanayi ele alındığında ise, büyük ölçüde KOBİ’lerden oluşan sektörümüzde, firmalarımızın birçoğunun tek başına önemli boyutlarda Ar-Ge çalışması yapamadığı gözlenmektedir. Bu bağlamda, üniversiteler ve araştırma kuruluşları ile ortak çalışma koşullarının oluşturulması; teknoloji geliştirme merkezlerinin (teknopark) yaygınlaştırılması ve etkin kullanımı Türk kimya sanayisinin gelişimine önemli katkılar sağlayacaktır.

Personel ListesiAna SayfaE-mail

İst. Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhr. Bir.

İştigal Konuları

İstatistikler

 

spacer       spacer
| Ana Sayfa    | Fuarlar    | Dış Talepler    | Üyemiz İhr. Firmalar   | İletişim


Adres:
DIŞ TİCARET KOMPLEKSİ - A BLOK Çobançeşme Mevkii, Sanayi Cad.
34197 Yenibosna - Bahçelievler/ İstanbul Türkiye
Tel: 0212 454 00 00 Fax: 0212 454 00 01
KROKİ
Telif Hakkı

2004 www.immib.org.tr  • immib@immib.org.tr